Pembe Kristal Tuz
Pembe Kristal Tuz

Himalaya Tuzu bundan 250 milyon yıl önce, güneş enerjisinin Primal Sea (Ana Denizi ) kurutmasıyla oluşmuştur. Bu doğal kristal tuz milyonlarca yıldır, yoğun tektonik basınç altında kalmıştır.Artan basınç ile birlikte,Himalaya Tuzu bozulmamış ve doğal kalarak mükemmel bir yapıya kavuşmuştur Eski okyanusların yapısındadır .Oluşan bu kristal tuz, insan için gerekli olan , kalsiyum, klorür, demir, magnezyum, fosfor ,potasyum gibi 84 mineral ve iz elementi içinde bulunduran (Stern.(Almanya)'da Himalaya Tuzu Araştırması'ndan), mucize bir karışım olarak, doğa tarafından insanoğluna sunulmuştur. Himalaya kristal tuz Pakistan’da Himalaya Dağlarının eteklerinde bulunan tuz mağaralarından en saf haliyle çıkartılır.

Günümüzde, beyazdan siyaha pembeden kırmızıya kadar pek çok renk ve renk tonunda tuzlar vardır. Himalaya tuzu da beyaz, açık pembe, koyu pembe ve kahverengi tonlarda olabilmektedir. Renk farklılığının nedeni, bazı minerallerin yüksek oranda olması nedeniyle renklerinin baskın hale gelmesi, böylelikle oluşan tuza renklerini vermelerinden ileri gelir. Pembe tuzda demir oranı, bilinenin aksine, beyaz himalaya tuzundaki gibidir. Bu nedenle Ülkemizde, sofra tuzu olarak kullanılacak tuzların çeşitliliğini düzenleyen ''Türk Gıda Kodeksi Tuz Tebliği'' Madde 5 ''a'' bendinde belirtilen ''tuz beyaz renkte olmalıdır'' tanımlaması değiştirilmiş ve pembe Himalaya tuzu da yemeklik olarak kullanılmaya başlanmıştır. Doğadaki bütün canlılar sadece su ve tuzdan ibarettir. Tuz doğadaki su ile ölçülebilen bütün mineralleri içerir. İnsan vücudunun ise %75-80′i su geriye kalanı da tuzdur. İnsan vücudu birçok maddeyi üretebilir. Bazılarını da depolayabilir. Ancak su ve tuzu sürekli dışarıdan almak zorundadır. Ve bunu her gün belirli kalitelerde ve belirli miktarlarda doğadaki var olduğu biçimleriyle almak zorundadır. Günümüzde sofralarda ve mutfağımızda kullanılan endüstriyel tuzlar işlenmiş bir maddedir. Yaklaşık olarak 1200 F derecesinde işlenir, arıtılır. Pastörizasyon işlemi tuza uygulandığında , kimyasal yapısı değiştirilmiş, doğal minerallerinden büyük ölçüde yoksun bırakılmış ve dolayısıyla besin değeri düşürülmüş bir tuzla karşılaşırız. Bu işlem sonrasında tuzu kolayca dökebilmemiz için topaklanmayı önleyici bileşikler içine katılır, iyot eklenir. Hatta bazı ülkelerde florür bile eklendiği bilinmektedir. Kısaca kullandığımız sofra tuzu %97.5 sodyum klorür ve %2.5 katkı maddesinden meydana gelir.
Himalaya tuzu ise, %97.5 sodyum klorür ve %2.5 oranında ise doğal minerallerden yani katkı maddelerine maruz kalmadan saf halde kullanılır. Endüstriyel tuzlardan farklı olarak mineral tuzunda, radyasyonun ve atmosferdeki radyoaktif serpintinin zararlı etkilerinden koruyan organik iyot vardır. Mineral tuzundaki mikro-mineraller böbreküstü ve hipofiz bezlerinin, hormonal dengeyi sağlamak için gereksinim duyduğu hormonların dengelenmesine yardımcı olur. Himalaya Kristal Tuzun çok geniş bir kullanım alanı vardır. Yemeklerde kullanılabildiği gibi, içme suyunda eritilerek de kullanılabilir. Ayrıca pembe himalaya tuzu topikal, yani banyo tuzu olarak da kullanılabilir.

Pembe Himalaya Kristal Tuzunun bedenimize olan sayısız faydalarından bazıları ise ;

•Bedenin su dengesini düzenler
•Hücre sağlığı konusunda etkilidir, bedenin PH düzeyini dengeler
•Kan şekeri seviyesini düzenler
•Sindirim sistemine faydası vardır
•Solunum sistemini açar ve sinüsleri iltihaplanmaya karşı korur
•Kas kramplarını önler •Sağlıklı kemik oluşumunu destekler
•Bedenin doğal uyku dengesi üzerinde faydası vardır
•Damar sağlığını korur ve kan basıncını düzenler

Bunun dışında banyo tuzu olarak kullanıldığında ;


•Sedef, Egzama, Siğil gibi cilt rahatsızlıklarına,
•Akne ve uçukta (tuzlu sudan siğil, uçuk ve akneye sürülür ve zamanla iyileşmeye yardımcı olur.)
•Cilt lekeleri ve çillere tuzlu sudan akşam yatmadan sürüp üstüne kreminizi sürdüğünüzde zamanla pürüzsüz ve parlak bir cilt oluşumuna yardımcı olur.